Adet Günü Hesaplama

Bireyler çocukluktan hem fizyolojik anlamda hem biyolojik anlamda yetişkinliğe doğru yol alırlar. Bu geçiş dönemine ergenlik dönemi ya da blue çağı denir. Yetişkinliğe geçiş aşamasında erkek çocuklar ve kız çocuklar farklı değişimler gösterirler. Genel olarak ergenlik dönemine geçiş 12 ile 21 yaşları arasında olmaktadır. Ancak kız çocukları bu döneme erkek çocuklarına göre birkaç yıl önce girerler […] Daha Fazla Bilgi

Bireyler çocukluktan hem fizyolojik anlamda hem biyolojik anlamda yetişkinliğe doğru yol alırlar. Bu geçiş dönemine ergenlik dönemi ya da blue çağı denir. Yetişkinliğe geçiş aşamasında erkek çocuklar ve kız çocuklar farklı değişimler gösterirler. Genel olarak ergenlik dönemine geçiş 12 ile 21 yaşları arasında olmaktadır. Ancak kız çocukları bu döneme erkek çocuklarına göre birkaç yıl önce girerler ve daha erken değişim gösterirler. Ergenliğe girme yaşı kız çocuklarında 9 ile 13 yaşları arasında başlar. Bu yaşlardan itibaren kızlarda göğüslerde büyüme, regl olma, kalça genişlemesi, başlıca genital bölge ve koltuk altı olmak üzere tüylenme görülür, özellikle yüzde başlayarak vücutta sivilcelenme görülür. Erkeklerde bu değişim ise vücut kütlesinde artma yerine aksine azalış olarak görülür. Ancak hacimde artış vardır, çünkü kas dokusu artar. Bunun yanında boy ölçüsünde 10 cm ile 30 cm arasında bir artış olur, seste görülen çatallaşma ile birlikte daha kalın ve oturaklı bir ses tonuna sahip olunur, yine kızlarla aynı olarak genital bölge ve koltuk altında başlayan tüylenme vücudun genelinde devam eder ve meydana gelen yağlanmayla sivilcelenme görülür. Penis erekte olmaya ve sperm üretmeye başlar.

Ergenlik dönemi boyunca erkek çocuklarında da kız çocuklarında da fiziksel değişimlerin yanında duygusal olarak da bazı değişiklikler görülür. Bu duygusal durumlar odalarında kalmak istemeleri, aile büyüklerine karşı hırçın tavır sergileme gibi davranışlara dönüşür. Bu dönemde fark edilme ve takdir görme ihtiyaçları doğar. Aileler ergenlik çağına giren çocuklarına karşı anlayışlı ve uzlaşmacı tavır göstermelidir. Böylece hem aile için hem çocuk için daha rahat bir ergenlik dönemi geçirilmiş olur.

Biz yazının devamında sizlere kız çocuklarının ergenlik dönemine girmesiyle başlayan ve menopoza kadar devam eden adet dönemleri ve adet günü hesaplama hakkında bilgi vereceğiz.

Adet Nedir ve Ne Kadar Sürer?

Adet kadınlarda görülen aylık periyodlar halinde devam eden kanamadır. Adet döneminde vücuttaki rahim astarı dökülür. Adet kanı, rahim boynunda bulunan küçük açıklıktan geçer, rahimden aktıktan sonra vajina yardımıyla vücuttan çıkar.

Adet dönemi genel olarak 3 ile 5 gün arasında geçer. Ancak bu durum her kadında farklılık göstermekle birlikte bazı kadınlarda 2 gün bazı kadınlar da ise bir hafta boyunca devam edebilir.

Adet Günü Öncesi Belirtiler Nelerdir?

Kadınlarda görülen adet dönemi öncesinde bazı belirtiler meydana çıkar. Adet dönemi öncesinde kadınların duygusal durumlarında hassaslaşma görülür. Kişi o günlerde daha kolay duygulanabilir. Ayrıca vücut kendini şiş hissedebilir. Eğer adet dönemi öncesinde bahsettiğimiz bu belirtiler yoğun olarak görülüyorsa buna ”Adet Dönemi Öncesi Sendromu-PMS (Premenstrüel Sendrom)” denir. Şimdi sizlere adet öncesi sendromu-PMS hakkında bilgi verip geri kalan kısımda diğer belirtilerden bahsedeceğiz.

PMS yani adet dönemi öncesi sendromu kadınlarda adet dönemleri öncesi ortaya çıkan duygu değişimleridir. Bu sendrom adetten birkaç gün önce başlar ve adet olunmasıyla birlikte sonra erer. Kadınlar bu sendromda kendilerini yorgun hissedebilir, ruhsal çöküntüye girebilir, fazla uyku arzusunda bulunabilir, içinde bulundukları çevreye karşı daha ilgisiz tavırlar sergileyebilir, sık sık ağlayabilir, sinirli ve gergin tutumlar gösterebilirler. Kadınlarda görülen adet dönemi öncesi sendromun bazı nedenleri bulunmaktadır. Bunlar;

  • Magnezyum ve çinko gibi minarelerdeki eksiklik
  • A ve B vitamini gibi vitamin eksikliği
  • Progesteron hormonundaki dengesizlik
  • Kişinin vücudundaki fazla su tutumu
  • Vücutta prostaglandin ve nörotransmitter adıyla bulunan kimyasal maddelerdeki dengesizlik
  • Ve psikolojik sebeplerdir.

Diğer belirtilerde ise; kasılma ve ağrı olması, göğüs bölgesinde hassaslaşma, terleme, vücutta meydana gelen (vücudun su tutmasından kaynaklı) kilo artışı, midenin bulanması, yorgunluk, enerji düşüklüğü, rahimde baskı oluşması, kas ve eklemlerde ağrı, konsantrasyon bozukluğu durumları görülür.

İlk defa adet olduysanız kendinizi iyi hissetmek ve ilk defa karşılaştığınız bu durum hakkında bilgi almak için en uygun yöntem en yakınınızda bulunan annenizle ya da başka bir yakınınızla iletişime geçmeniz olacaktır. Her kadının karşılaştığı bu yeni durum oldukça zor karşılanır. Ancak sizin gibi diğer kadınların da başına gelen adet dönemi ile ilgili konuşurken çekinmemeli, bu döneme hazırlanabilmek ve rahat bir şekilde geçirebilmek için bilgi sahibi olmaktan kaçınmamalısınız.

Adet Günü Hesaplama Nasıl Yapılır?

Kadınlar için adet dönemlerinin düzenli olması çok önemlidir. Adet dönemi hamilelik dışında belli bir yaşa kadar devam eder. Hamilelik için adet döneminin düzenli olması mühimdir. Düzenli adet gören bir kadının hamile kalma olasılığı düzensiz adet gören bir kadının hamile kalma olasılığına göre daha yüksektir. Genel olarak adet görme düzeni 28 gün olarak kabul edilmektedir. Ancak bazı kadınlar 21 günde bir bazı kadınlar ise 35 günde bir adet görebilir. Adet günü hesaplama hiç de zor bir hesaplama değildir. Adet dönemlerinizin başlama gününü bir yere not alın. Adet gördüğünüz tarihler arasındaki günleri sayarak adet dönemi periyodunuzu bulmuş olursunuz. Adet günü hesaplama için not aldığınız adet dönemlerinin tarihlerine dikkat etmelisiniz. Adet görme dönemlerinizde düzensizlik olup olmadığını adet günü hesaplama yaparak anlayabilirsiniz. Eğer adet görmenizde bir düzensizlik olduğunu tespit ederseniz ve bu düzensizlik bir süre böyle devam etmişse bir doktora başvurmanızı tavsiye ederiz.

Düzensiz adete yol açan bazı sebepler vardır. Bunların neler olduğuna bakacak olursak; içinde bulunduğunuz stresli zamanlar ya da durumlar, iltihaplı pelvik hastalığının olması, bir anda aşırı kilo verilmesi ya da alınmasını, kişinin troidlerinde sorun olması, diyabet (şeker hastalığı), kişinin düşük yapması ya da dış gebelik durumu olması ve antidepresan özellikli ilaçların kullanımı düzensiz adete yol açan sebepler arasında sayabiliriz.

Yukarıda bahsettiğimiz adet günü hesaplamak ve adetinizin düzenli olup olmadığını görebilmek için günümüz teknolojisinde çeşitli yazılımlar bulunmaktadır. Bunlar adet günlerinin düzenliliğini takip etmede yardımcı olmaktadır. Telefon, bilgisayar ve tabletlerinize indirebileceğiniz uygulamalarla kolayca adet günlerinizin takibini gerçekleştirebilirsiniz ve bir sorun olduğunu fark ettiğinizde yardım alabilirsiniz. Bunun yanında adet günü hesaplamak için adet günü hesaplama araçlarını da kullanabilirsiniz. Adet günü hesaplama aracından faydalanmak için yukarıda size sunulan adet günü hesaplama aracını kullanabilirsiniz.

Adet günü hesaplama için kullanacağınız bu araçta girmeniz gereken bilgiler; son adetinizin başlangıç tarihi ve adet düzeninizdir. Bu bilgileri girdikten sonra Hesapla butonuna tıkladığınızda adet günü hesaplamanızı gerçekleştirmiş olacaksınız.

Adet Dönemi Gecikmesi

Eğer adetinizi olması gereken tarihlerde görmezseniz adetiniz gecikmiş demektir. Tıp dilinde ”amenore” denilen adet gecikmesine, adet olamama ya da adet görememe de denilmektedir. Adet dönemi normal seyrinde ilerlerken adeti geciken bir kadın ilk olarak hamilelik durumunu göz önünde bulundurmaktadır. Eğer gecikmeye hamilelik etken değilse bunun farklı farklı sebepleri olabilir. Bu sebepler arasında gösterebileceğimiz bazı durumlar vardır. Bunlar;

  • Adet görmeyi sağlayan salgı bezlerindeki herhangi bir düzensizlik sonucu adet gecikmesi görülebilir.
  • Tiroid bezlerindeki az veya fazla çalışmasından kaynaklanabilir.
  • Rahim içi dokunun kürtaj gibi işlemlerle zedelenmiş olmasından kaynaklanabilir.
  • Eğer ağır egzersiz yapan bir kadınsa adet gecikmesi olabilir.
  • Yoğun stres altında olma sebep olabilir.
  • Beyin tümörü gecikmeye sebep olabilir.
  • Hormonal dengesizliklere bağlı olarak gecikebilir.
  • Beslenme ve yeme bozukluğu ile aşırı diyet yapan kişinin aşırı kilo vermesi adeti geciktirebilir.
  • Polikistik over sendromu sonucunda da kişinin adet görmesinde gecikme meydana gelebilir.

Eğer sürekli olarak adet gecikmesi yaşanıyorsa gecikme yaşayan kişinin bu durumun önüne geçebilmesi için bir jinekologa başvurup, jinekolog kontrolü altında doğum kontrol hapı kullanması tavsiye edilir.

Adet Günü Hesaplama!