Biyolojik Ritim Hesapalma | Sen iste o hesaplasın!

Biyolojik Ritim Hesaplama

Biyolojik ritim, fizyolojik ya da davranışsal hareketlerin belirli zaman dilimleri içerisinde tekrarlanmasına verilen isimdir. Canlının hayatına devam ettiği süre zarfı boyunca tekrar gösteren ve canlının dış ortama adapte olmasını kolaylaştıran fizyolojik olaylar da biyolojik ritim kapsamına girer. Hormon salgılanması, uyku veya uyanıklık durumu, kalbim elektriksel aktivitesi gibi bazı olaylar belirli ritimler dahilinde gerçekleşir. Biyolojik ritimleri inceleyen ve bir mantık çerçevesine oturtmaya çalışan bilim dalına ise kronobiyoloji adı verilir. Bu konu ile ilgili diğer bir önemli mesele biyolojik ritim hesaplama işlemidir. Bu işlem belirli formüller dahilinde yapılması mümkün bir hesaplamaya dayanır. Biyolojik ritim bazı durumlarda karşımıza bioritm adıyla da çıkabilir.

Bioritm Nedir?

Bioritm adını verdiğimiz kavram Doktor Hermanna Swoboda ile Doktor Wilhelm Fliess tarafından bulunan ve doğruluğu hala bilimsel bir şekilde kanıtlanamamış, kuramsal aşamada bir tezdir. Bioritm sisteminin esasına göre, doğum anımızdan itibaren üç değişik döngüye bağlı olarak dünyaya geldiğimiz anlatılır. Bu döngüler; duygusal, fiziksel ve zihinsel ahenklerden oluşur. Döngüler zaman zaman saykıl adıyla da karşımıza çıkabilir. Saykıllar doğum anımız ile birlikte başlar ve daha sonra her ahengin uzunluğunun birbirinden farklı olması sebebi ile farklı ahenklerde devam etme eğilimi gösterirler.

Bioritm esasına göre fiziksel ahengin 23 gün, duygusal ahengin 28 gün, zihinsel ahengin ise 33 gün uzunluğunda olduğu kabul edilir. Üç ahengin de sıfırdan başladığı ve pozitif ile negatif bölümler şeklinde bir dalga olarak devam ettiği belirtilir. Eğer ki ahenkler pozitif bölümde varlık gösterir ise insanın kendini daha iyi hissetmesi beklenir.

Dördüncü ahenk çok fazla ön plana çıkmasa da sezgisel ahenk olarak kabul edilir ve onun da 38 gün uzunluğunda olduğu varsayılır.

Biyolojik ritimlerin, her bir canlının sahip olduğu biyolojik saat tarafından kontrol edildiği kabul edilir. Bu biyolojik saatler yaşamını sürdüren canlıların iç saatleridir. Çevresel uyarılardan da yararlanarak gerekli tepkilerin uygun anlarda verilmesi sağlanır.

Biyolojik Ritim Hesaplama

Biyolojik ritim hesaplarken sinüs işlemi yapmak gerekmektedir. Eğrilerin fonksiyonlarını hesaplayarak biyolojik ritim bulmak mümkündür.

Biyolojik Ritim Hesaplama Formülleri

Biyolojik Ritimde Fiziksel Ahenk Hesaplama

Sin (2π x t / 23) formülü ile hesaplanır.

Biyolojik Ritimde Duygusal Ahenk Hesaplama

Sin (2π x t / 28) formülü ile hesaplanır.

Biyolojik Ritimde Zihinsel Ahenk Hesaplama

Sin (2π x t / 33) formülü ile hesaplanır.

Biyolojik Ritimde Sezgisel Ahenk Hesaplama

Sin (2π x t / 38) formülü ile hesaplanır.

Dipnot: Formüllerde yer alan t harfi, doğduğunuz günden içinde olduğunuz tarihe kadar geçen günlerin sayısını temsil eder.

Bioritm ile Cinsiyet Hesaplama

Bioritm, yukarıda da söylediğimiz gibi henüz bilimsel bir temel üzerine oturtulup ispatlanamamış ama geleneksel olan bir yöntemdir. Bu yönteme göre, anne ile babanın doğum tarihlerine bakılarak ailenin sahip olacağı çocuğun kız mı erkek mi olacağına yönelik tahminlerde bulunabilir. Uzun zaman öncelere dayanan ve bazı uzmanların başarılı olduklarını iddia ettikleri bioritm ile cinsiyet hesaplama çok popüler olmasa da heyecanlı çiftlerin bildiği bir yöntem olarak karşımıza çıkar.

Bu yönteme göre, insanların doğduğu andan itibaren kendini çalıştırmaya başlayan ve her kişiye özel olan bir biyolojik takvim bulunmaktadır. Bu biyolojik takvim ise cinsiyetlere göre farklılık göstermekte, erkek ve kadına göre farklı süreçlere evrilmektedir. İnsanların erkek ya da kız çocuğu sahibi olacakları belirli dönemlerin varlığı biyolojik saat perspektifince kabul edilir. Bu mantığa göre, eğer ki bir kadın hem anne hem babanın biyolojik takvimine göre erkek çocuğa sahip olacağı bir dönemde hamile kalırsa erkek çocuk doğurur.

Bioritm ile cinsiyet hesaplama metodunda dört değişik dönemden söz edebiliriz.

Bunlardan birincisi kız dönemidir. Bu dönem içerisinde hem anne hem baba kız dönemi içerisinde olur ve anne hamile kaldığı durumda biyolojik takvime göre kız çocuğuna sahip olacağı düşünülür.

İkinci dönem ise erkek dönemidir. Tıpkı kız döneminde olduğu gibi hem anne hem baba erkek döneminde olur ve kadın hamile kalırsa çocuğun erkek olması beklenir.

Diğer dönem ise ara dönem olarak adlandırılır. Ara dönem içerisinde anne ile baba farklı evrededirler, yani anne kız döneminde iken baba erkek döneminde olabilir ya da tam tersi bir durum söz konusu da olabilir. Sisteme göre ara dönemlerde, biyolojik takvime bakarak çocuğun cinsiyetine yönelik tahmin yapmak hayli zor bir iştir. Bir mantığa göre doğacak çocuk ailenin ilk evladı ise babanın içerisinde olduğu dönem çocuğun cinsiyetini belirler, eğer ki aile daha önceden çocuk sahibi olduysa bu sefer de onun cinsiyetinden yola çıkılarak farklı işlemler yapılır.

Bioritm Hesaplama İşlemi Nasıl Yapılır?

Bioritm, biyolojik ritim kavramının Türkçe olmayan halidir. Dolayısıyla hesaplama yöntemi biyolojik ritim hesaplama yöntemiyle birebir aynıdır. Bioritm hesaplama işlemi için yukarıda paylaştığımız formüllerden faydalanabilirsiniz.

Biyolojik Ritim Bozukluğu Nedir, Nelere Sebep Olur?

Biyolojik takvim ve saate uygun bir hayat biçimi göstermeyen insanlarda biyolojik ritim bozukluğu görülür ve doğal olarak bu biyolojik ritim bozukluğu hayatta bazı şeyleri olumsuz etkileme potansiyeline sahiptir.

Biyolojik ritim bozukluğunun kötü etkilediği bazı durumlar şunlardır:

Bağışıklık sistemi zayıflar. Kişi daha kolay hasta olur, vücut virüslerle mücadele ederken zayıf düşebilir.

Yorgunluk hissi oluşur. İncelemelere göre biyolojik ritme uygun olarak yaşayan insanların daha az yorgunluk hissettiği ortaya çıkmıştır. Biyolojik ritim bozukluğu olan kişiler ise günün ilk saatlerinde bile çok iş yapmasalar dahi yorgun hissedebilirler.

Depresyona karşı direnç azalır. En basit bir kötü olay dahi sizi depresif bir moda sokup karamsar bir havanın zihninizde hakim olmasına sebep olabilir.

Vücut ağırlığı artar. Sistem eskisi kadar sağlıklı çalışmadığı için fazla kaloriler kolay kolay yakılamaz ve bu yüzden biyolojik ritim bozukluğu görülen kişilerde kilo alma eğilimi ortaya çıkar.

Öğrenme kabiliyeti azalır iken unutkanlık artar. Biyolojik ritim bozukluğu olan kişilere yapılan öğrenme testlerinden çıkan sonuçlar kötü neticeler vermiştir. Bozukluğun görüldüğü kişiler öğrenmede zorluk çekerken diğer taraftan bildikleri şeyleri unutmaya da eğilim gösterirler.

İnsanların biyolojik ritimlerinin bozulması için saat farkı olan ülkeler arasında seyahat yapmaları bile yeterli bir sebeptir. Saat fakı olan ülkeler arasında seyahat yapan kişilerin ritimlerini düzenlemesi için melatonin salgısının düzenlemesi gerekir. Bu durum da kişiden kişiye değişmekle birlikte ortalama iki gün alır. İnsanların yaşadığı bu soruna jetlag adı verilir.

Yaşa Göre Uyku Saati Hesaplama

Biyolojik ritminizi korumak ve biyolojik takvime uygun bir uyku düzeni çekmek için BBC tarafından yayınlanan yaşa göre uyku listesine göz atabilirsiniz.

0 ila 3 ay arası yeni doğan bebekler: Günde 14 ila 17 saat arası uyumaları gerekir. 11 ya da 13 saat kadar uyku uyuyan bebeklerin de büyük sorun yaşamaları beklenmez. Ama bebeğin 19 saatten fazla uyumaması şiddetle tavsiye edilir.

4 ila 11 ay arasındaki bebekler: Bu bebekler için 12 – 15 saat arası uyku uyumaları tavsiye edilir. Bu dönemdeki bebekler için alt sınır 10 saat iken üst sınır 18’dir.

1 – 2 yaş arası yürümeye yeni başlayan çocuklar: 11 – 14 saat arası uyumaları tavsiye edilir. Esnetmek gerektiği durumda bu çocuklar için en esnek uyku aralığı 9 – 16 saat şeklindedir.

3 – 5 yaş arası okul öncesi dönem: En az 8 saat en çok 14 saat uyumaları gereken okul öncesi çocuklar için en sağlıklı uyku aralığı 10 – 13 saat şeklindedir.

6 – 13 yaş arası okul dönemi çocukları: Uyku Vakfı’nın tavsiyesine göre bu çocuklar 9 ila 11 saat arası uyumalıdır. Alt sınır 7, üst sınır 12 saattir. Bu sınırların aşılması sağlıklı olmaz.

14 – 17 yaş arası ergenlik dönemindekiler: 8 ila 10 saat arası uyku onlar için yeterlidir. 11 saatten fazla, 7 saatten az uyumamaya gayret göstermelidirler.

18 – 25 yaş arası genç kişiler: 7 ila 9 saat arası uyku onlar için idealdir. Minimum 6 saat, maksimum 11 saat uyumalıdırlar.

26 – 64 yaş arası yetişkin grubu: Genç yetişkinlerde olduğu gibi 7 ila 9 saat arası uyku onlar için de yeterlidir. Alt limit ve üst limit onlar için de 9 – 11 şeklindedir.

65 yaş üstü ileri yaş grubu: Yaşlı insanlar için ideal uyku süresi 7 ila 8 saat arasıdır. Alt limitin 5 üst limitin ise 9 saat olmasına dikkat etmeleri gerekir.

Biyolojik ritim hesaplama bilimsel olarak tam anlamıyla kanıtlanamasa da gündemimize sıkı sıkıya girmeyi başaran, bazı sorunların sebebi olarak gösterilebilen bir metottur. Biyolojik takvime uygun yaşayan insanların biyolojik ritim bozukluklarına daha az rastladıkları ve daha sağlıklı hayatlar yaşadığı kabul edilir. Bioritm ile cinsiyet hesaplama yöntemi ise teknolojinin gelişmesi ile birlikte popülerliğini kaybeden fakat heyecan arayan ailelerin daha çok başvurduğu, bilimsellikten uzak bir yöntem olarak karşımıza çıkar.

Biyolojik Ritim Hesaplama!