Enflasyon ve Paranın Değer Kaybını Hesaplama | Sen iste o hesaplasın!

Enflasyon ve Paranın Değer Kaybını Hesaplama

Enflasyon, tüketici durumunda olan kişi ve kurumların satın alma gücünün paranın değer kaybı yaşaması ile birlikte düşmesine verilen isimdir. Özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde enflasyon oranları insanları zor durumda bırakacak kadar yüksek olabilir. Enflasyon oranının üst seviyelerde olması halkın elindeki paranın değerini daha çok kaybettiği anlamına gelir. Diğer taraftan parası değer kazanan ülkelerde enflasyon oranı negatiftir. Yani bu oran düştükçe o ülkenin parasını kullanan vatandaşların satın alma güçleri artar. Enflasyon ve paranın değer kaybını hesaplama meselesi çeşitli kriterler baz alınarak gerçekleştirilir. Bu yazıda enflasyon ile paranın değer kaybının nasıl hesaplandığı, enflasyon yüzünden paranın nasıl değer kaybettiğini ya da kazandığını anlatacağız.

Enflasyon Nedir?

Ücretler genel düzeyinin etkili bir şekilde devamlı olarak yükselişte olması sebebiyle paranın süreklilik halinde değer kaybı yaşaması ve bunun neticesinde de o para birimini kullanan tüketicilerin satın alma güçlerinde kayıplar yaşamasına enflasyon adı verilir. Paranın değer kaybı olarak da tanımlayacağımız enflasyon oranının yüksek olması söz konusu para birimi ile hayatlarını sürdüren toplumlar açısından sadece maddi değil, diğer taraftan sosyal bir problem de doğurmaktadır. Enflasyon oranlarının yükselişe geçmesiyle birlikte paralarında büyük değer kaybı yaşayan toplumlarda suç oranlarının artış gösterdiği, insanların eski yaşamlarına oranla daha stresli bir hayat sürmeye başladığı, zaman zaman bu toplumların iç karışıklıklar ile zor süreçlerden geçtiği de görülmüştür. Yani, enflasyon ile birlikte paranın değer kaybetmesi hem bu ülkelerin ekonomilerine hem de sosyal dinamiklerine zarar vermektedir.

Enflasyon dediğimiz zaman akıllara ilk olarak tüketicilerin alışveriş sırasında karşılaştıkları fiyat artışları gelse bile enflasyon çok çeşitlilik gösteren bir kavramdır. Farklı iş kolları, üretici, tüketici için hatta ve hatta her şehir için enflasyon oranları farklı bir şekilde gelişme gösterebilir.

Eski Para Değeri Hesaplama İşlemi

Günlük yaşamda, paranın eski değerini hesaplamak için genelde döviz kuru ile işlemler yapılmaktadır. Enflasyon ve paranın değer kaybını hesaplama konusunda döviz kuru her zaman işe yarayan bir kriter olmuştur. İlgili para biriminin herhangi bir döviz kuruna karşı değer kaybı ya da değer artışı yaşaması ile paranın eski değerini bulup enflasyon analizi yapabilirsiniz.

Örneğin X senesinde 1 Amerikan Doları, 2 Türk Lirası’na eşit olsun.

Y yılında da 1 Amerikan Doları’nın 3 Türk Lirası’na eşit olduğunu düşünelim.

Bu durumda Türk Lirası, X yılından Y yılına gelene kadar önemli bir değer kaybı yaşamıştır diyebiliriz.  Bugün elinizde olan para ile ne kadarlık Amerikan doları ya da Euro alabildiğinizi hesaplayın ve daha sonra hangi zamana ait para değerini öğrenmek istiyorsanız bir de o zamanın kur değerini kullanarak aynı hesaplamayı yapın. O zaman Türk Lirası’nın günümüzdeki değeri ile eski zamandaki değeri arasındaki farkı göreceksiniz.

Enflasyon Nasıl Hesaplanır?

Enflasyon oranı hesaplamak için çok çeşitli yöntemler olsa da en güveniliri Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın resmi sitesi üzerinden sunduğu “enflasyon hesaplayıcısı” hizmetidir.

Merkez Bankası’nın enflasyon ve paranın değer kaybını hesaplama ile ilgili sayfasına gitmek için TIKLAYINIZ!

Bu sayfaya girdikten sonra enflasyon konusunda hesap yapabilmek için şu adımları takip ediyor olmanız gerekmekte:

Her şeyden önce paranın hangi dönemler baz alınarak nasıl bir değer oynaması yaşadığını analiz etmek için iki tane tarih belirlemeniz gerekmektedir.

Birinci sıraya daha eski olan tarihi yıl ve ay olarak girdikten sonra ikinci sıraya da daha yeni olan tarihi tekrar yıl ve ay bazında yazıyoruz.

Daha sonra kaç Türk Lirası değerinde bir mal sepeti kullanarak hesaplama yapmak istiyorsak o miktarı ilgili alana girip “hesapla” butonuna basıyoruz.

Bunun ardından Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın bu hizmeti size yüzde bazındaki toplam değişim, ilk yılın TÜFE’si ve son yılın TÜFE’si gibi oranlar veriyor.

Enflasyon Hesaplama Konusundaki Hatalar

Son zamanlarda özellikle Türkiye’nin de aralarında yer aldığı “gelişmekte olan ülke” statüsündeki ülkeler dolar ve Euro karşısında büyük bir değer kaybı yaşıyor. Fakat bu konudaki değer kaybına yönelik hesaplamalar yapılırken genelde büyük yanlışlara imza atılıyor. Son derece basit gibi görünen bu konuda yapılan yanlışlar genelde “değer kazanma” ve “değer kaybı yaşama” kavramları üzerinden işlemekte.

Enflasyon ve paranın değer kaybını hesaplama meselesinde yapılan hataların en yaygın yapıldığı alan iki paranın birbiri karşısında yaşadığı değer değişimini yorumlamaktan doğuyor.

Türk Lirası ve Amerikan doları üzerinden örneğimizi vererek daha açıklayıcı olmaya çalışalım.

Diyelim ki bugün 1 Türk Lirası, 1 Amerikan dolarına eşit. (1 TL = 1 USD)

Fakat Türk Lirası bir değer kaybı yaşadı ve artık 1 Amerikan doları alabilmek için 1 TL değil de 2 TL vermek gerekiyor.

Bu değerler incelendiği zaman genelde Türk Lirası’nın Amerikan doları karşısında % 100’lük bir değer kaybı yaşadığı yorumu yapılır. Ortada % 100 bir oran olduğu doğru olsa bile bu oranı Türk Lirası’nın yaşadığı değer kaybı olarak yorumlamak yanlış olacaktır. Çünkü buradan doğan sonuç Amerikan dolarının TL karşısında % 100 değer kazandığına işaret eder.

Türk Lirası’nın Amerikan doları karşısında ne kadar değer kaybettiğini analiz etmek ve hesaplamak için de şu işlemi yapmamız gerekir:

Örneğimizin başında 1 TL, 1 dolara eşit düşmekteydi. Daha sonra bir şeyler oldu ve 2 TL’nin 1 dolara eşit olduğunu öğrendik. Yani 1 Türk Lirası = 0,5 Amerikan doları durumuna geriledik. Buradan da anlayacağınız üzere 1 Dolar, 1 Türk Lirası’ndan 0,5 Türk Lirası’na düştü. Yani Türk Lirası, Amerikan doları karşısında % 50’lik bir değer kaybı yaşadı.

Enflasyon Formülü

Özellikle YGS sürecindeki öğrenciler, faiz ve enflasyon sorularını çözerken aşağıdaki formülden bolca faydalanmaktadır.

I = P x R x T

I = Basit Faiz Tutarı.

P = Anapara, başlangıç sermayesi miktarı

R = Faiz Oranı

T = Zaman, süre, vade

Enflasyon konusunda basit bir soru ile konuyu tamamlayalım.

Soru: Bir ülkenin senenin ilk yarısı, yani ilk 6 ayı içerisindeki enflasyon oranı % 20, ikinci yarısı (yani ikinci 6 aylık periyot) içerisindeki enflasyon oranı ise % 50’ye eşittir. Bu ülkede yaşayan ve bu ülkenin para birimi ile geçimini sağlayan bir kişinin sene sonunda maaşının değer kaybetmemiş olması için en az yüzde kaç oranında bir zam alması gerekir?

Çözüm: Para, senenin ilk yarısında % 20, ikinci yarısında ise % 50’lik bir değer kaybı yaşamıştır. Bu durumda işçinin eski maaşıyla geçinmesi zor olacaktır, çünkü para iki kez büyük oranda değer kaybı yaşayıp işçinin satın alma gücünü eritmiştir. Bu durumda soruda “en az” ibaresi kullanıldığı için işçinin zam oranının ülkenin yaşadığı enflasyon oranına eşit tutmamız gerekecektir.

İşçinin maaşını 100K olarak kabul edelim. İşçinin alacağı bir ürünün değerine de yine 100K diyelim.

Bu durumda birinci 6 ay içerisindeki enflasyon oranı % 20 seviyesinde olduğu için ürün fiyatı 100K iken 20K’lık bir artış yaşar ve 120K’ya ulaşır.

İkinci altı 6 içerisinde % 50’lik bir enflasyon yaşandığı için 120K fiyatındaki bir ürünün fiyatı % 20 (yani 60K) artış gösterir ve 180K’ya eşit olur.

Bu durumda enflasyon öncesinde 100K olan bir ürünün, birinci 6 ay ve ikinci 6 aylık periyotlardan sonraki enflasyon ile birlikte 180K’ya ulaştığını görüyoruz. Yani birincisi % 20, ikincisi % 50’lik bir enflasyon ile ürün fiyatı % 80 artış yaşamıştır. Bu durumda işçimizin alış gücünün azalmaması için en az % 80 oranında zam alması gerektiğini söyleyebiliriz.

Enflasyon ve Paranın Değer Kaybını Hesaplama!