Oruç Fidye Borcu Hesaplama | Sen iste o hesaplasın!

Oruç Fidye Borcu Hesaplama

Oruç Tutmadığınız Gün Sayısı :

Oruç fidye borcu hesaplama işlemi, müslümanların dini görevi olan oruç tutamadıkları durumda ödeyecekleri fidyenin ne kadar olacağını öğrenmek için kullanılmaktadır. Oruç tutmak Kuran-ı Kerim’de belirtildiği üzere, bütün müslümanlara farz kılınmış bir ibadettir. Akıl sağlığı yerinde olan ve herhangi bir fiziksel engeli, rahatsızlığı bulunmayan her müslümanın İslam’ın beş şartından biri olan orucu tutması farzdır. Fakat çeşitli sebeplerden, özellikle hastalık gibi nedenlerden dolayı oruç tutamayan kişi için, yine İslam’a göre bazı telafi yöntemleri vardır. Bu telafi yöntemi fidye vermektir. Kişi oruç tutamadığı her gün için belirli bir miktarda fidye vererek tutamadığı oruçların telafisini yapabilmektedir. Oruç fidye borcu hesaplama işlemi de bu durumun hesaplamasını yapabilmek için kullanılmaktadır. Fidye borcunun nasıl hesaplanacağına geçmeden önce, fidyenin nasıl ve kimlere verilip verilmeyeceğine dair ayrıntıların bilinmesi gerekmektedir.

Oruç Fidyesi Ne Demektir?

Oruç fidyesi ya da direk olarak fidye yapılması zorunlu olan bazı ibadetlerin çeşitli nedenlerden dolayı yerine getirilememesi ya da bazı yanlışların yapılarak ibadetin geçersiz olması halinde, bu hataları telafi etmek için kullanılır. Fidye, bu dini vecibelerin yerine getirilemediği durumlarda ödemesi gereken dini ve mali bir yükümlülüktür. Yani az önce bahsi geçen nedenlerden dolayı oruç tutamayan ya da tuttuğu oruç geçersiz sayılan bir kişi, bu sorumluluğun maddi tarafı olan fidye ödemesi gerekmektedir. Bu şekilde kişi hem hatasını telafi etmiş olur hem de ihtiyacı olan bir kişiye yardım edilmiş olacaktır.

Oruç fidyesi ile ilgili olarak net kararlar Diyanet tarafından alınmaktadır. Diyanet uygun hesaplamaların yapılması ile birlikte ödenecek en az fidye miktarını belirlemektedir. Yine diyanetin yaptığı bir açıklamaya göre, yaşlılığından dolayı ya da iyileşmesi mümkün gözükmeyen bir hastalık nedeni ile oruç ibadetini yerine getiremeyen bir kişi eğer bu oruçları sonradan kaza etmesi mümkün olmayacak ise, oruç tutamadığı her bir gün için fidye ödenmesi gerekmektedir. Kuran-ı Kerim’de fidye için, oruç tutamayan kişinin bunun yerine ihtiyacı olan bir kişinin bir günlük yiyecek ihtiyacını ödemesi söylenmektedir. Diyanette her yıl çeşitli hesaplamalar yaparak, o yıl ödenecek fidye miktarını belirlemektedir.

Oruç Fidye Borcu Nasıl Hesaplanır?

Oruç tutulamayan her bir gün için Diyanet tarafından belirtilen fidye miktarının ödenmesi gerekmektedir. Eğer siz de yukarıda saydığımız sebeplerden ötürü oruç ibadetinizi yerine getirmekte güçlük çekiyorsanız, diyanetin fidye ödemesi hakkında yaptığı duyuruları takip etmeniz faydanıza olacaktır. Bu sayede oruç tutamadığınız günlerin telafisini yapabilirsiniz.

Diyanetin yaptığı hesaplamalar ile her yıl fidye borcunda değişiklikler görünmektedir. Bu değişikliklerin sebebi aslında fidyenin bir kişinin günlük yemek ihtiyacını karşılaması ile alakalıdır. Bu durum alım gücü ile alakalı olduğundan her yıl değişen miktarlarda fidye miktarı belirlenebilmektedir. Örneğin 2016 yılına ait fidye miktarı 15 TL olarak açıklanmıştır. Bu miktar 2016 Ramazan ayının başlangıcından 2017 Ramazan ayı başlangıcına kadar geçerli olacaktır. Bu yıl için belirlenen fidye miktarı ise yine yapılan hesaplamalar sonucu diyanet tarafından açıklanacaktır. Oruç fidye borcu hesaplama işleminin nasıl yapıldığına gelecek olursak, bu yıl belirlenecek olan fidye miktarını 2016 yılındaki miktarla aynı olacağını varsayalım. Bu şekilde, daha önce saydığımız sebepler çerçevesinde oruç tutamayan ya da orucu kabul olmayan bir kişi, oruç tutmadığı her bir gün için bir ihtiyaç sahibine 15 TL vermesi gerekmektedir. Dini vecibelere uygun olarak gerçekleştirilen bir fidye, hem ibadetini yerine getiremeyen kişinin içini rahatlatacak hem de ihtiyaç sahibi bir kişinin karnının doymasına vesile olacaktır.

Oruç Fidyesi Kime Verilemez?

Oruç fidyesi verirken ayrıca dikkat etmeniz gereken bir durum daha vardır. Fidyenin verilemeyeceği birtakım kişiler bulunur. Fidye verirken bunu göz önüne almanız gerekecektir. Kısaca buna değinilecek olursa, oruç fidyesini zekat verebileceğiniz herhangi birine verebilirsiniz. Zekatta bulunan kısıtlamalar yine aynı şekilde fidyede de geçerlidir. Yani kişinin oruç fidyesini kendi kanından olan toruna ya da çocuğa vermesi geçerli olmamaktadır. Ayrıca anne, baba, büyük anne veya büyük baba, eşe, toruna ve çocuğa fidye verilmemektedir. Kan bağı olmayan kayın peder, kayın valide, gelin, damat ya da üvey çocuk gibi akrabalara ihtiyaçları var ise fidye verebilirsiniz. Bunun yanında dayı, amca, hala, teyze gibi hem kan bağı hem de ihtiyaç sahibi akrabalara fidye vermek çok daha büyük bir sevaptır.

Oruç Fidye Borcu Hesaplama!