Zekat Hesaplama

Dünya üzerinde ardı ardına meydana gelen kötü olaylar karşısında yardımlaşmanın önemine daha iyi varıyoruz. Tüm dünya tarihine baktığımızda ne yazık ki savaşlar, salgın hastalıklar, açlık, susuzluk gibi birçok örneğe rastlıyoruz. Bu durum günümüzde de hala dünya üzerinde farklı coğrafyalarda görülmektedir. Afrika’da aç ve susuz insanları, Orta Doğu’da yaşayan insanların acımasızca yapılan bir savaşa maruz bırakıldığını […] Daha Fazla Bilgi

Dünya üzerinde ardı ardına meydana gelen kötü olaylar karşısında yardımlaşmanın önemine daha iyi varıyoruz. Tüm dünya tarihine baktığımızda ne yazık ki savaşlar, salgın hastalıklar, açlık, susuzluk gibi birçok örneğe rastlıyoruz. Bu durum günümüzde de hala dünya üzerinde farklı coğrafyalarda görülmektedir. Afrika’da aç ve susuz insanları, Orta Doğu’da yaşayan insanların acımasızca yapılan bir savaşa maruz bırakıldığını sürekli olarak basın ve yayın organlarından görüyor, duyuyor ve öğreniyoruz. Dünyanın artık farklı bir noktaya geldiği, dünya gelişiminin son sürat devam ettiği içinde bulunduğumuz bu zamanlarda, bazı insanların bahsettiğimiz hayati sebeplerle yaşam mücadelesi vermesi tüm insanlık açısından bir utanç sebebi olmalıdır. Sürekli olarak medya yoluyla farkına vardığımız, insani şartlarda yaşam sağlanmayan bu insanlara yardım eli uzatmak tüm insanlığın görevidir. Artık iletişim ağının çok gelişmiş olmasıyla birlikte aciz durumdaki insanlara merhamet edip destekte bulunmak için sadece gönüllü olmamız yeterli oluyor. Belki yanlarına gitme şansımız olmayabilir ama uzaktan da olsa bazen internet üzerinden bir tıkla bazen de telefonumuzdan göndereceğimiz bir kısa mesajla destek sağlayabiliyoruz. Biz niyet ettikten sonra sayısız yardım kanalı bize bu amaç doğrultusunda yol gösteriyor.

Dünyanın her köşesinden ırk, din, cinsiyet ayırt etmeden zor şartlarda yaşam mücadelesi veren insanlara daha iyi şartlar sağlayabilmek için elimizden ne kadar geliyorsa yarımcı olmalıyız. Edeceğimiz yardımı küçük tutarlarla da sağlayabiliriz. Ancak kötü hayat şartlarında yaşayan insanları görmek için her zaman çok uzağa gitmemize gerek kalmayabilir. Belki yanı başımızda da yardım elimizi uzatabileceğimiz birilerini bulabiliriz. Bir arkadaşımız, bir komşumuz, bir yakınımız içinde bulunduğu durumdan dolayı ihtiyaçlarını karşılamak da zorluk çekebilir. Belki elimizden çok bir şey gelmeyebilir. Fakat bizim için küçük sayabileceğimiz bir yardım başka duyarlı kişilerin sağlayacağı destekle birleşerek karşımızdakinin büyük bir gereksinimini karşılayabilir. Böyle olmasa bile bir insan için düşünüldüğünü, değer verildiğini bilmek bile inanılmaz bir hediye olacaktır.

İnsanların evreni yaratan ve mükemmel bir düzen oluşturan yüce bir varlığın olduğuna inanması ile birlikte inanış şekillerinin ortaya çıkmasıyla dinler meydana gelmiştir. Her dine mensup olan kişiler için yöntemler farklı olsa da her dinin yapılmasını emrettiği şeylerden biri de insanların birlik, beraberlik ve dayanışma halinde olmasıdır. Müslüman kişilerin inanış biçimi olan İslam dininde de insanların zor durumda olanlara yardım elini uzatmaları emredilmiştir. İslam dininde yardımlaşmaya oldukça önem verilmektedir. İslamiyet yardımlaşma konusuna en çok dikkat çeken ve önemini en geniş anlamıyla açıklayan din olma özelliğini barındırmaktadır. İslamiyetin kutsal kitabı Kuran-ı Kerim’de yardımlaşmanın önemi ve gerekliliği ayetlerde şöyle belirtilmiştir;

  • “İyilikte ve kötülükten sakınmakta birbirinizle yardımlaşın; günah ve düşmanlıkta yardımlaşmayın.” (Maide Suresi)
  • “Allah’ın lütfederek bol bol servet verdiği kimseler cimrilik gösterirlerse, bunun haklarında hayırlı olacağını sanmasınlar. Bilakis bu, onlar için pek kötü olacaktır. Kıyamet gününde cimrilik ettikleri şey boyunlarına dolanacaktır.” (Al-i İmran Suresi)

Peygamber efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V) ‘de yardımlaşmanın öneminden bahsetmiştir. Hz. Muhammed (S.A.V)’in insanların yardımlaşmasından bahsettiği bir Hadis-i Şerif’te şu şekilde dile getirilmiştir;

  • “Kim Müslüman’ı bir sıkıntıdan kurtarırsa bu sebeple Allah da onu kıyamet günü sıkıntılarının birinden kurtarır. Kim bir Müslüman’ının kusurunu örterse Allah da kıyamet günü onun kusurunu örter.”

İslam dininde yardımlaşmanın, zenginin fakire, zor durumda olanla dayanışma içinde olması için gösterilen yollardan biri de zekat vermektir.

Zekat Nedir?

Zekat sözlük anlamında artma, çoğalma ve bereket anlamlarına gelmektedir. İslam dinine göre zengin Müslüman’ların sahip oldukları varlıklardan, ihtiyaç sahibi olan kişilerin haklarının verilmesi şeklinde açıklanabilir.

Nisab miktarı varlığa sahip olan zengin Müslüman’ların, sahip oldukları malların üzerinden 1 yıl geçmesinin ardından İslam dininin bir gerekliliği olması üzere verilen tutara zekat denir.

Zekat Kimlere Farz Olur ve Zekatın Şartları Nelerdir?

Bir kişinin zekat vermesinin farz olması için gerekli bazı şartlar bulunmaktadır. Bu şartlarda;

  • Kişinin Müslüman bir birey olması gerekir.
  • Aklı baliğ çağına girmiş olması gerekir. Bir çocuğun ya da akli dengesi yerinde olmayan bir kişinin zekat vermesi farz değildir.
  • Özgür iradeye sahip olması gerekir.
  • Nisab mal miktarını oluşturan mala sahip olmak. Kişinin bu mala sahip olmasının üzerinden 1 yıl geçmiş olması gerekir.
  • Kişinin mal üzerinde tam hakkının bulunması gerekir.
  • Asıl ihtiyaçlarından fazla mala sahip olması gerekir. Sahip olunan ev, giysi, iş görmede kullanılan hayvan gibi mallar için zekat verilmesi gerekmez.
  • Kişinin herhangi bir borcunun bulunmaması gerekir. Kişinin zekat vermesinin farz olması için öncelikle borcunu ödemesi gerekmektedir.

Zekat verileceği zaman, verilecek olan malın zekat amacıyla verileceğine niyette bulunmak gerekir. Zekat bazı zamanlarda bir defada verilmez. Zekatın bir defada verilmediği zamanlarda zekatın ne kadar miktarda olacağının hesaplandığı an zekat için niyet edilmesi kafidir.

Zekat olarak verilecek olan miktarın zekatı verecek olduğumuz kişinin mülkiyetine dahil olması gerekmektedir. Zekat verilen kişi, almış olduğu zekatı istediği gibi harcayabilmelidir. Kişiye alınan kıyafet zekat olarak görülmez. Ancak kişiye kıyafet ihtiyacını karşılaması için verilen ve artık kendisine ait olan miktar zekat olarak kabul edilir.

Zekat Kimlere Verilir ve Kimlere Verilmez?

Zekat, herhangi bir mala ve gelire sahip olmayan kişilere ve evi ya da kendisine ait malı bulunsa bile eğer kişinin sağladığı gelir ihtiyaçlarını karşılamaya yetmiyorsa bu kişilere zekat verilebilir. Ayrıca borç sahibi olan kişilere ve öğrencilere de zekat verilebilir.

Kişinin kardeşine, amcasına, halasına, dayısına ya da teyzesine zekat verebilmesi uygun görülmüştür. Ancak annesine, babasına, dedesine, büyükannesine, çocuklarına ve torunlarına zekat vermesi uygun değildir

Nisap Miktarı Nedir ve Nasıl Hesaplanır?

Nisap miktarı minimum zenginlik ölçütü olarak açıklanabilir. Kişinin borcu ve asli ihtiyaçları hariç tutularak ve geriye kalan mallarına bakılarak yapılan hesaplamada nisap miktarı kadar mala sahip olması kişinin dini açıdan zengin olduğunun göstergesidir. Nisaba sahip olan bir Müslüman kurban kesmek ve fitre vermek zorundadır. Nisabın artış gösteren özellik taşıması ve nisabın üzerinden 1 yıl geçmesi ile kişi zekat vermek zorunluluğu altına girer.

Nisap miktarı peygamber efendimiz Hz. Muhammed (S.A.V) tarafından belirlenmiştir. Peygamber efendimiz tarafından belirtilene göre nisap miktarı kişinin asıl ihtiyaçlarının haricinde 80,18 gram altını ya da bu tutarda parasının ya da ticari malının olması, 40 adet koyun ya da keçisinin olması, 30 adet sığırının olması, 5 adet devesinin olması şeklinde gösterilmiştir.

Zekat Ne Zaman ve Nasıl Verilir?

Zekat vermesi farz olan kişilerin zekatlarını vermesi için beklemesi gereken özel bir zaman bulunmamaktadır. İstedikleri herhangi bir zaman içinde zekat verebilirler. Ancak genellikle zekat verme işlemi Ramazan ayı içinde yapılmaktadır.

Zekat vermesi gereken kişi vereceği zekatı şahsi olarak verebileceği gibi zekatın devlet yoluyla toplanmasıyla da verebilmektedir.

Zekat Hesaplama Nasıl Yapılır?

Kişinin bir ticarethane işletmesi halinde işletmesinde bulunan malların alış fiyatlarının toplamı ve kişi elinde birikmiş para bulunduruyorsa elinde bulunan bu para için zekat verecektir.

Kişinin ne kadar zekat vereceğini belirlemesi ise kişinin zekat vermesi için nisap miktarını oluşturan malların toplam değerinin yüzde 2.5’i şeklinde yapılmaktadır.

Ne kadar zekat ödemeniz gerektiği sorusunun cevabını bulmada zekat hesaplama aracından da yararlanabilirsiniz. Zekat hesaplama aracı yardımıyla vermeniz gereken zekat miktarını bulmak için zekat hesaplama aracına girdikten sonra sizden istenen varlıklara ait olan bilgileri ve borçlara ait olan bilgileri girmeniz gerekiyor. Varlıklar ve borçlarla ilgili bilgileri zekat hesaplama aracına girdikten sonra hesaplama butonuna basmanız ne kadar zekat vereceğinizi kolayca hesaplayarak öğrenmeniz için yeterli olacaktır.

Zekat Hesaplama!